




|
||
| BU SAVAŞA BİR DE BÖYLE BAKMALI | ||
| İlk bölümde anlattığım bu dört bakışın karakterini umuyorum aktara bilmişimdir. | ||
| GÜNDEM Haberi | ||
![]() |
||
İlk bölümde ki yazıda anlattığım bu dört bakışın, (Aşağıda anlatacağım bir bakış açısı daha var. Buna beşinci başlık açmaya gerek duymuyorum. Çünkü akmaz kokmaz bir durumdan çok söz etmenin yararı yok) son 20 gündür (bu yazı 15.03.2022 tarihinde yazıldı.) devam eden Rusya-Ukrayna (Nato) savaşına nasıl baktıklarına gelelim.
Medya açısından sözde muhalefet gözüken ABD-AB fonlarının beslemesi gazeteler Ukrayna'da yaşanan insani dramlardan başka bir şeye dikkat çekmiyorlar. Silahlı donanmış genç modeller, kadınlar yaşlı genç, sokaklarda kıvranan çocuklar...
Azov Taburunun gamalı haç taktıklarından bir nebze olsun kırıntı yok. Oysa nazi artıklarının neler yapabileceklerine iyi biliyoruz. İnsanlık biliyor. Hatta Almanyada yaşayan Türkler daha yakından biliyor. Muhalif basının çoğu kendini Nato mevzisin de konumlandırıyorlar. Bütün manşetlerinde Ukrayna hükümetinin mazlumluğuna dikkat çekiyor, orada ki Azov Taburu denen Nazi artığı güruhun provokatif eylemlerini perdeliyorlar. Kuşkusuz Rusya masum değil. Kuşkusuz Rusya bir avuç oligarkın iktidarı tarafından yönetiliyor. Kuşkusuz Putin bir melek değil. Ancak karşısında Ukrayna halkını Nato’ya feda etmiş bir kukla Sorosun portakal çocukları var. Bundan söz eden pek yok. Niye ? Niyetleride yok görüldüğü kadarı ile. (Ben bundan tamamen ABD-AB Fonları ile fonlandıklarını okuyorum) Tıpkı Irak’ta Saddam’ı, Libya’da Kaddafi’yi nasıl şeytanlaştırıp katliamlarına zemin yarattıysalar, bu gün biraz farklı ama özde aynı işi yapıyorlar. Bu eli kanlı şeytan (nato) için, önce çıkarları gelir. Çıkarları uğruna milyonlarca insan kanının bir değeri yoktur. Biz bunu Irak’ta Suriye’de, Libya’da kısaca Ortadoğu da gördük, biliyoruz. Ortadoğu’da İŞİD – YPG – PKK vardı, hala varlar, Ukrayna’da AZOV TABURU var.
Ve Ortadoğu’dan oraya şeytanın çocuklarını transfer ediyorlar. Azov taburunun provakasyonları, Rusya’nın saldırısı olarak lanse ediliyor. Ukrayna halkını, hem kör Rus kurşunları, hem de Azov Taburunun planlı saldırıları katlediyor.
İç politikalarında ki sapmalarına rağmen, Erdoğan Hükümeti’nin bu savaşa karşı tutumu, tamda Türkiye’nin kuruluş ayarlarına uygun bir tavırdır. Savaş da taraf olmamak. Türkiye her iki komşusuna da eşit mesafede duruyor. Arabuluculuk yapıyor. Tamda yapması gerekeni yapıyor.
Ne Rusya’nın her ne kadar kendini koruma refleksi diye açıklasa da yayılmacı anlayışına tarafız, ne de Ukrayna’nın Nato köleliğine soyunmuş, Soros’un portakal çocuklarının faşist yönetimine. Her ikisine de eşit mesafede, komşuluğun gerektirdiği “iç işlerine karışmama” politikasıdır Türkiye’nin Kemalist çizgisi. Kemalizm, Kuvva-i Milliye’nin bilimsel ismidir. |
||
|
||
| Etiketler: BU, SAVAŞA, BİR, DE, BÖYLE, BAKMALI, |
|
Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.