Mutlak Butlan Davasının Asıl Sonucu: CHP'nin ve Özgür Özel'in Millete Mal Oluşu
Türkiye'de bazı siyasi süreçler vardır ki sonuçları mahkeme salonlarında değil, toplumun vicdanında şekillenir. Karar metinlerinden daha etkili olan şey, insanların o kararları nasıl yorumladığıdır. Son dönemde gündemi meşgul eden mutlak butlan davası da böyle bir sürece dönüşmüş durumda.
Son haftalarda İstanbul'da, Manisa'da, miting meydanlarında, kahvehanelerde ve günlük hayatın içinde insanları dinleme fırsatı buldum. Dikkatimi çeken ilk şey şu oldu:
Kimse dosyanın teknik ayrıntılarını konuşmuyor.
Kimse kurultayda ne yaşandığını, hangi delillerin toplandığını ya da hangi hukuki gerekçelerin öne sürüldüğünü tartışmıyor.
Sokakta konuşulan konu bambaşka.
İnsanlar yaşananları bir hukuk tartışması olarak değil, siyasi bir müdahale olarak okuyor.
Haklı ya da haksız olmalarından bağımsız olarak toplumun önemli bir bölümünde oluşan algı şu:
Muhalefetin kendi liderini seçme hakkına müdahale ediliyor.
Demokratik rekabet sınırlandırılmaya çalışılıyor.
Ve iktidarın karşısında güçlenebilecek siyasi aktörler farklı yöntemlerle etkisizleştirilmek isteniyor.
Siyaset açısından önemli olan da zaten budur.
Çünkü siyasette gerçeklik çoğu zaman mahkeme dosyalarında değil, toplumun zihninde oluşur.
______________
2023 Kurultayı sonrasında Özgür Özel uzun süre Ekrem İmamoğlu'nun desteğiyle genel başkan olmuş bir isim olarak değerlendirildi.
Kamuoyundaki yaygın yorum buydu.
Ancak son iki yılda yaşanan gelişmeler bu algıyı önemli ölçüde değiştirdi.
Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen süreçler, Saraçhane mitingleri, Türkiye'nin dört bir yanında düzenlenen halk buluşmaları, parti tabanının daha görünür hale gelmesi ve özellikle sahada vatandaşlarla kurulan doğrudan temas, Özgür Özel'in kendi siyasi liderliğini inşa etmesini sağladı.
Bugün meydanlarda gördüğümüz tablo artık başka bir şey söylüyor.
Özgür Özel yalnızca CHP Genel Başkanı olarak değil, geniş bir kesimin değişim talebini temsil eden bir siyasi figür olarak görülüyor.
Tam da bu nedenle bugün tartışılan konu CHP'nin kurultayı değil.
Tartışılan konu, Özgür Özel liderliğindeki CHP'nin neden bu kadar yoğun bir siyasi ve hukuki baskıyla karşı karşıya kaldığıdır.
Çünkü son dönemde açıklanan birçok kamuoyu araştırması, seçimlerin Özgür Özel liderliğindeki CHP ile yapılmasının iktidar açısından ciddi bir risk oluşturabileceğine işaret ediyor.
Anketlerin tamamı aynı sonucu vermese de ortaya çıkan genel eğilim dikkat çekici.
Muhalefetin dağınık görüntüsüne rağmen CHP'nin yeniden iktidar alternatifi olarak görülmeye başlaması, siyasal dengeleri değiştiren bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Dolayısıyla toplumun önemli bir bölümü yaşananları yalnızca bir kurultay tartışması olarak değil, gelecekteki seçimlerin koşulları üzerinden okumaya başlıyor.
______________
Fakat bu sürecin asıl dikkat çekici yönü başka bir yerde.
Mutlak butlan tartışması CHP'yi küçültmek yerine büyütüyor.
Partiyi yalnızca üyelerinin ve seçmenlerinin partisi olmaktan çıkarıp daha geniş bir toplumsal zemine taşıyor.
Bugün CHP'ye oy vermeyen, hatta kendisini sosyal demokrat olarak tanımlamayan birçok insan bile yaşananları demokrasi açısından değerlendirmeye başladı.
Çünkü mesele artık CHP'nin iç meselesi olmaktan çıktı.
Mesele Türkiye'de seçimle gelenlerin seçimle gidip gitmeyeceği meselesine dönüştü.
Mesele demokratik rekabetin korunup korunamayacağı meselesine dönüştü.
Mesele halk iradesinin anlamını koruyup koruyamayacağı meselesine dönüştü.
İşte bu nedenle CHP giderek daha fazla millete mal olan bir siyasal aktöre dönüşüyor.
______________
Bu durum bana son yirmi yılda Atatürkçülük algısında yaşanan dönüşümü hatırlatıyor.
1990'larda Atatürkçülük çoğu zaman devlet bürokrasisiyle, askeri vesayetle ve statükoyla özdeşleştiriliyordu.
AK Parti'nin yükseliş dönemindeki en güçlü söylemlerinden biri de bu statükoya karşı mücadele etmekti.
Ancak yıllar içinde beklenmedik bir sonuç ortaya çıktı.
Cumhuriyet'in ve Atatürk'ün temsil ettiği değerler devlet kurumlarının tekelinden çıkarak toplumun sahip çıktığı ortak değerlere dönüştü.
Bugün 19 Mayıs'ta, 23 Nisan'da veya 29 Ekim'de meydanları dolduran insanlar bunu herhangi bir devlet zorlamasıyla yapmıyor.
Tam tersine, bu değerleri kendi kimliklerinin ve ortak gelecek tasavvurlarının bir parçası olarak görüyor.
Atatürk artık yalnızca devletin kurucu lideri değil, milletin ortak değeri haline gelmiş durumda.
Benzer bir dönüşümün bugün Cumhuriyet Halk Partisi için yaşandığını düşünüyorum.
CHP ilk kez yalnızca örgütünün değil, daha geniş bir toplumsal kesimin sahip çıktığı bir siyasal sembole dönüşmeye başlıyor.
Partinin programını benimsemeyen insanlar bile yaşananları demokrasi açısından değerlendiriyor.
Çünkü mesele artık CHP'nin ne düşündüğü değil.
Mesele Türkiye'nin nasıl yönetileceği.
______________
Bugün Türkiye'de siyasal ayrışma klasik sağ-sol ayrımının ötesine geçmiş durumda.
Artık giderek daha fazla insan meseleye başka bir yerden bakıyor.
Bir tarafta mevcut Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin devamını isteyenler bulunuyor.
Diğer tarafta ise ideolojik farklılıklarına rağmen demokratik denetimin güçlendirilmesini, kuvvetler ayrılığını ve seçimle değişebilen iktidar ilkesini savunan geniş bir toplumsal kesim oluşuyor.
Bu kesimin içinde sosyal demokratlar da var, milliyetçiler de var, muhafazakârlar da var, liberaller de.
Ortak noktaları CHP'li olmaları değil.
Ortak noktaları demokrasinin korunması gerektiğine inanmaları.
Bugün Özgür Özel'in temsil ettiği siyasal anlam da büyük ölçüde burada şekilleniyor.
Toplumun önemli bir bölümü onu yalnızca bir parti lideri olarak değil, parlamenter demokrasiye dönüş talebinin, seçimle değişebilir iktidar fikrinin ve demokratik rekabet arzusunun temsilcilerinden biri olarak görüyor.
______________
Bu nedenle mutlak butlan davasının asıl sonucu mahkeme kararlarında aranmayacaktır.
Bu davanın gerçek sonucu toplumun zihninde ortaya çıkmaktadır.
Ve görünen o ki ortaya çıkan sonuç şudur:
Mutlak butlan tartışması CHP'yi zayıflatmamış, tam tersine daha görünür hale getirmiştir.
Özgür Özel'i yalnızca bir genel başkan olmaktan çıkarıp daha geniş bir siyasal anlamın taşıyıcısı haline getirmiştir.
En önemlisi de Cumhuriyet Halk Partisi'ni, destekleyen ya da desteklemeyen milyonlarca insanın gözünde demokrasi tartışmasının merkezine yerleştirmiştir.
Siyaset tarihinde bazı hareketler seçim kazanarak büyür.
Bazıları ise toplumun ortak kaygılarının ve ortak umutlarının temsilcisi haline gelerek.
Bugün yaşanan süreç ikinci örneğe daha çok benziyor.
Bu nedenle tartışılan yalnızca bir dava değildir.
Tartışılan Türkiye'nin geleceğidir.
Ve görünen o ki Özgür Özel'in liderliğindeki CHP, ilk kez bu kadar güçlü biçimde millete mal olma sürecine girmiştir
|